Bucak Belediye Başkanı Hülya Gümüş’ün yapımı devam eden Seyir Terası ile ilgili eksikliklerin, güvenliği açısından risklerin olduğu ve tamamen göçmesine neden olabilecek sebeplerin olduğu yönündeki açıklamasına eski Belediye Başkanı Emrullah Ünal’dan cevap geldi. Ünal, Başkan Gümüş’ün canlı yayında incelemeyapıldığına ve sorun görülmediğine dair açıklamasının olduğunu  hatırlatarak, bahsi geçen yerlerin kendi döneminde yapıldığını da ekleyerek denetim konusunun siyasete evrilmeye çalışıldığınısöyledi.

 

HÜLYA GÜMÜŞ’ÜN AÇIKLAMASI

Kıymetli Hemşerilerimiz,

 İlçemizde bulunan ve önceki dönem belediye yönetimi tarafından ihale ettirilmek suretiyle yapımına başlanan seyir terası ve inşa edilen taş duvar ile ilgili olarak söz konusu yapıların öncelikle güvenli bir yapı olup olmadığı, ihalenin yasal mevzuat çerçevesinde hukuka aykırı yönler ve usulsüzlükler içerip içermediği ile ilgili taşıdığımız ciddi kaygıların mevcut olması nedeniyle belediye yönetimimiz tarafından idari olarak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden inceleme ve denetleme talebinde bulunulmuştur. Bu kapsamda yapılan araştırma ve inceleme safhası henüz devam etmektedir.

 BİLİRKİŞİ RAPORU DÜZENLENDİ

Bunun yanında belediyemiz tarafından 04.10.2024 tarihinde seyir terasının ve önüne inşa edilen taş duvarın güvenli bir yapı olup olmadığı aynı zamanda ihale suretiyle inşa edilen her iki yapının teknik, mali ve hukuki yönler itibari ile yasal mevzuat yönünden taşıdıkları aykırılıkların ortaya çıkartılması için delil tespiti talebi yapılmıştır. Bucak 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 19.11.2024 tarihinde yapılan keşif sonrasında Bilirkişi Raporu düzenlenmiştir.

 YIKIM VE YAPIM MALİYETİ BELİRLENDİ

Öncelikle yapılan incelemeler göstermektedir ki önceki dönem belediye yönetimi tarafından ihale yoluyla yüklenici firmalara yaptırılan seyir terası teknik, mali ve güvenlik yönünden ciddi sorunları içinde barındırmaktadır. Mahkemece yapılan keşif sonrası düzenlenen Bilirkişi Raporunda seyir terasının bir kısmının orman sınırları içinde kaldığı tespitine yer verilmiştir. Rapor içeriğinde seyir terasının orman alanı çekme mesafesine uygun hale getirilebilmesi için 300.000,00 TL (Üç Yüz Bin Türk Lirası) yıkım masrafı, buna ek olarak yeniden yapılabilmesi için de gereken maliyetin 4.446.000,00 TL (Dört Milyon Dört Yüz Kırk Altı Bin Türk Lirası) olduğu belirtilmiştir.

 "TAMAMEN GÖÇMESİNE NEDEN OLABİLECEKTİR"

Bahsi geçen yapıda yapıda bir kirişin tamamen kırılmış olduğu -1. kat tavanı, 2. Kat zemin tabliyesinde soğuk derz oluşumu olduğu tespiti yapılmıştır Ayrıca, 1.kat tavan, 2.kat zemin tabliyesinin kırılması (yıkılması) gerektiği bu kapsamda da tekrar aynı kata beton dökülmesi için maktuen malzeme ve işçilik bedeli olarak 1.200.000,00 TL masraf yapılması gerektiği belirtilmiştir. Yapı mühendisliği anlamında soğuk derz oluşumu; beton katmanları arasında yeterli bağın sağlanamaması sonucu oluşan bir zayıflık anlamına gelmekte olup bu durum özellikle yapının yük taşıma kapasitesi ve depreme dayanıklılığı noktasında ciddi güvenlik problemleri yaratmaya sebep olmaktadır. Soğuk derzler betonarme elemanların birlikte çalışmasını engelleyerek deprem sırasında kırılmaya sebebiyet vererek ani ve kontrolsüz bir şekilde yapının tamamen göçmesine neden olabilecektir.

 "SEYİR TERASI TEKNİK VE GÜVENLİK AÇISINDAN EKSİKLİKLER VE RİSKLER BARINDIRMAKTADIR"

Tüm bu eksiklikler açıkça göstermektedir ki önceki dönem belediye yönetimi tarafından ihale edilen seyir terası teknik ve güvenlik açıdan ciddi eksiklikler ve riskler barındırmakta olup yapının güvenli bir yapı haline getirtilerek inşasına devam edilebilmesi için belediyemize ek mali külfetler getirdiği ve kamu bütçesine doğrudan zarar verdiği açıktır. Bu anlamda da denetim taleplerimizdeki kaygılarımızda ne denli haklı olduğumuzu bilirkişi raporu açıkça gözler önüne sermiştir. Halkımızın en başta can güvenliğini sağlamak; kamu kaynaklarının etkili ve verimli bir şekilde doğru kullanımını her şeyin üstünde tutarak gerekli hukuki ve teknik adımları çekinmeden atmaya devam edeceğimizi, kamu yararına aykırı olan her bir durumun ortaya çıkması adına etkin bir süreç yürüterek konunun takipçisi olacağımızı, amacımızın projenin devamını güvenli ve kamu yararına uygun bir şekilde tamamlamak olduğunu belirtir, denetim talep ettiğimiz ancak henüz rapora konu edilmeyen eksiklikler hakkında da süreçte oluşacak gelişmeler ile ilgili ayrıca bilgilendirme yapacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz.

 

EMRULLAN ÜNAL’IN AÇIKLAMASI

Kıymetli hemşerilerim,

Öncelikle mübarek Kadir gecenizi ve yaklaşan Ramazan Bayramınızı tebrik ediyorum.  Bucak Belediye Başkanı Sn. Hülya Gümüş tarafından dönemimizde başlanılan ve akabinde kendi dönemlerinde de devam eden seyir terası ve taş duvar çalışmaları ile ilgili yaptığı ve basın açıklamasında belirttiği iddialara istinaden tek tek madde madde bu açıklamayı yapmayı zaruri buluyorum.

1.      Öncelikle sayın başkan açıklamasında seyir terası ve taşduvar için teknik, mali, hukuki ve güvenlik yönünden ciddi kaygıları olduğunu ve bu yüzden de inceleme ve denetleme talep ettiğini beyan etmiştir. Ancak aynı belediye başkanı canlı olarak yayınlanan ve arşivlerde de saklı olan Mayıs ayı belediye meclis toplantısında şu ifadeyi kullanmıştır: “Seyir terası merak edilen bir konu. Seyir terasında çalışmalar devam edecek. Ekiplerimiz tekrar bir inceledi. Duvarımızda riskli bir durum var mı diye. Bir sorun görülmedi. Sağlam bir yapı olduğuna karar verilip çalışmalara tekrar devam edeceğiz.” Yani sayın başkan kendi yaptırdığı denetimde yapının sağlamlığını kabul ediyor. Bunun yanında kendi partisinden olan inşaat mühendisi, mimar ve inşaat teknikeri meclis üyeleri de ayrıca yapıda incelemelerde bulunarak yapının yapım tekniği olarak usulüne uygun olduğunu beyan ediyor.

 2.      Sayın başkanın açıklamasında, seyir terasının ve taş duvarın küçük bir kısmının orman sınırları içerisinde yer aldığını beyan etmiştir. Binanın ormana girdiği iddia edilen alanın 38 m² lik kısmı 495 m ² taban alanı olan yapının toplam %0.076 oranlık kısmına tekabül etmektedir. Ölçümün hangi metotla yapıldığı gps ile mi yoksa Total Satationlamı yapıldığı bu esnada hangi koordinat sistemi kullanıldığı ed 50 ıtrf vb gibi koordinatlar arası dönüşüm yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa hata oranı nedir gibi teknik bilgilerden yoksun tamamen 14.06.2024 tarihli bizce nasıl hazırlandığı tartışmalı olan bir rapora istinaden ezbere yazılmış bilgiler olduğu,  yine taş duvar içinde yapılan ölçümlerin de aynı ezberle yazılıp söylendiği açıktır. Kaldı ki seyir terası yapılmadan önce bu raporu hazırlayan ve yapı denetim heyetinde görevli bazı personeller ile imar müdürünün de katılımıyla zemin aplikasyonu yapılmış ve orada özellikle ormana tecavüz yapılmaması gerektiği defaatle belirtilmiştir. Sırf bu yüzdendir ki temelin sağlama oturması için zemine depo olarak kullanılmak üzere eksi bir bodrum kat ilave edilerek orman alanına girilmesi engellenmiştir. Yine daha önceki ifadelerinde 565/1 nolu parselin şahıs arazisi olduğu belirtilmiştir. Ancak yapılan incelemede bu parselin şahıs arazisi değil belediyenin olduğu görülmektedir.

 3.      İlgili bilirkişi raporuna istinaden sayın başkanın yaptığı basın açıklamasında zemin katı ve 1. Kat da sorun olmadığı ancak seyir terasının 1. Katın tavan ve 2. Katın zemin tabliyesinde hatalı imalat yapıldığı belirtilmiş ve 1.2 milyon zarar hesabı yapılmıştır. Peki, açıklamanızda belirtilen 1. Katın tavan ve 2. Katın zemin tabliyesinde yapılan hatalı imalat sizin zamanınızda 6 Haziran 2024 tarihinde yapılmadı mı? Niye siz takip etmediniz? O zaman açıklamanızda belirttiğiniz bu zarardan siz sorumlusunuz.

Kaldı ki dönemimizde Fen İşleri Müdürlüğünün 06.09.2023 tarih ve 16759 sayılı yazısına istinaden yapı denetim heyeti de görevlendirmişim.

İlgili Kanunun Yapım İşleri Genel Şartnamesi Yapı denetim görevlisinin yetkileri başlığı Madde 15 -6 da ise “Yüklenici tarafından fen ve sanat kurallarına aykırı olarak kusurlu yapıldıkları anlaşılan iş kısımlarını yıktırıp yükleniciye yeniden yaptırmak hususunda yapı denetim görevlisi yetkilidir. Yüklenici, bu konuda kendisine yazılı olarak verilen talimat üzerine, belirlenen süre içinde söz konusu iş kısımlarını ayrıca bir bedel istemeksizin yıkıp yeniden yapmak zorundadır. Bu hususta bir gecikme olursa sorumluluğu yükleniciye aittir.” denilmektedir.

Buna göre 6 Haziran 2024 tarihinde (Hülya Başkan Dönemi) dökülen ve rapora konu yıkılması gereken tabliyenin sorumluluğu bu yapım işi kapsamında görevli olan Yapı Denetim Heyeti sorumluluğunda bulunmaktadır. Başkan hanım ilgili personeller hakkında bir işlem yapmış mıdır? Ya da ilgili personelin görevini yapmasını mı engellemiştir? 12.06.2024 tarihinde ilk tespit ve 14.06.2024 tarihli detaylı tespiti yapan görevli personel acaba bizim dönemimizde işlerin takibi maksadıyla kurulan whatsap grubunda yer almamış mıdır? 6 Haziranda yapılan bu imalat yapılmadan önce yapı denetim heyeti bunu kontrol etmemiş midir? Ya da kontrol etmesi engellenmiş midir? Ya da bu şekilde hatalı imalat yapılması ve bunun kabul edilmesi dikte mi edilmiştir?

4.      Sayın başkanın yaptığı açıklamada bilirkişi raporunu belirterek dosya içerisinde uygulama projesinin olmadığını belirtmiştir. Ancak ilgili ihale kapsamında zemin etüd raporu, statik projeler, mimari projeler, elektrik projeleri ve mekanik projeler sayısal olarak cd ortamında bulunmakta olup ayrıca ekapa da dijital olarak yüklenmiştir ki istekliler hesaplamalarını buna göre yapıp teklif vermişlerdir. Ayrıca uygulama projesi olmadan bilirkişi heyeti nasıl bir inceleme yapabilmiş ve yine bu imalatlar nasıl yapılmıştır?

5.      Sayın başkan bilirkişi raporunu örnek göstermiştir. O zaman sayın başkan bilirkişilerin isimlerini ve bir partiye aidiyetleri varsa bunları da açıklamanızı bekliyoruz. Kaldı ki bilirkişilerden biri dönemimizde mahkeme kararı ile bilirkişi yapmaktan yasaklı hale getirilmiş midir? Acaba bunun öcünü mü almak istemektedir? Hangi saiklerle bu raporu hazırlamışlardır?

 6.      02.07.2024 tarihinde basında çıkan haberle öğrendiğimize göre terasın ruhsatı olmadığı gerekçesi ile mühürlendiği belirtilmiştir. Söz konusu iş ihale edilmeden önce birim müdürlülerimizin bir kısmı ve bazı personellerimizin de olduğu seyir terasında imar müdürüyle yaptığımız istişare sonucunda plan tadilatı yapılması gerektiği ve bununda bir an önce yapılmasının talimatı vermiştim. Kanun ve yönetmeliklerle sabit temel görevi ve işi; ruhsat vermek, plan tadilatı yapmak, imar revizyonu gerçekleştirmek vb. olan İmar Müdürü, ilgili kanun ve yönetmeliklere ve seyir terasının her safhasına hakim olmasına ve plan tadilatı ve ruhsatlandırma ile ilgili talimat vermeme rağmen seçim sürecinde neden plan tadilatı ve ruhsatlandırma yapmamış? Seçim sürecinde acaba imar müdürü ile neler konuştunuz? Bu sürece dahil misiniz? Diğer taraftan seyir terası ile ilgili Yapı Denetim Heyetinde görevli olan personelin neredeyse tamamı imar müdürlüğünde görevli değil mi? Böyle bir durumu nasıl düzeltmemişler? Kaldı ki söz konusu işlem idare bünyesinde düzeltilebilecek bir işlem olup plan tadilatı yapılıp ruhsatlandırılacaktı. Ancak seçim sürecinde kurguladıkları tuzak ellerine yüzlerine bulaşınca İmar Müdürü Hülya başkanı da yönlendirerek onu hatasına ortak etmiştir. İmar Müdürü, kendi asıl işini yapmayıp bizce (Hülya Başkanla) ortak planladıkları tuzağa şimdi hatalı olarak belediye başkanlarını ortak etmeye çalışıyor. İmar müdürü benim dönemimde bilerek yapmadığı plan tadilatını neden Hülya başkan döneminde de yapmadı ve Hülya başkanı da zan altında bırakıp bir ilçenin kaderi ile oynadı?

 7.      Peki, seyir terasının yapımı yüklenici tarafından Haziran ayında bitirilmiş olması gerekmesine ve çalışmaları sizin durdurmanıza nedeniyle bitirilememesine rağmen ihale sürecinin bitmesinin üzerinden yaklaşık 9 ay geçmesine rağmen döneminizde yüklenici firma ile yapılan sözleşme düne kadar neden feshedilmemiş? Yüklenici firmanın banka teminat mektubu neden irad olarak kaydedilmemiş? Sayın başkan olaylara bu kadar mı uzaksınız? Mühendis olduğunuzu biliyorum. Diplomanızın Ekrem İmamoğlu abiniz gibi sahte olduğunu düşünmüyorum, düşünmek de istemiyorum…

 8.      Son olarak seyir terası ve taş duvar süreci ve süreçte yaşanan gelişmeleri bizde an ve an takip ediyoruz. Olayların ve denetimlerin siyasi boyuta evrilmeye çalışıldığını üzülerek görüyoruz.  Ankara Büyükşehir Belediyesinin sadece tek bir konser, Ebru Gündeş konseri için 69 milyon Türk Lirası tutarında bir sözleşme yaptığı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının 560 Milyar dolar zimmetine geçirdiği iddialarının gölgesinde Sayın Başkan Hülya Gümüş’ün buradan kendine pay çıkararak gündem yaratmaya çalışmasını da esefle kınıyorum.